gün geçer, güzelleşir duyulmuş şakımalar;

duyulmamışlarında daha da güzeli var;

üstündeki resimde üflenen, duyulmayan

makamlar işte öyle alımlı, zorlu yaman

şu güz bilmez ağaçlar altında gelmiş dile.

şu atılgan, gözü pek, sevimli aşık hele.

bekleyecek hep böyle uzanmış o genç dudak;

aklından geçmez bile bir an için sızlanmak

çünkü sevgili hep bu, hep hurda, bekliyor hep,

uzanıp öpemesin, öpmemeye yok sebep!

böyle diri, tetikte, böyle istekli her an

mutluluk kadehini boşaltıp da kırmadan

yüzü buruşturmadan hep içmeyi beklemek

ne tadına doyulmaz ne vazgeçilmez emek!

var öpme o dudağı; kapanmasın gülüşün.

kalb böyle çarparsa, biter ömür bir günde, düşün,

duracaksın hep böyle, alımlı, zorlu, sıcak,

hep böyle çarpan kalbin hep böyle genç kalacak!

her siniri bir düğüm, her bakışı bir hile;

burkulmuş dilleriyle, yanan alınlarıyla.